Loading...

Blog

09-11-2020

Sevgi

Yazan : Turgay Evin

               Hepimizin aşina olduğu, kimimizin pek maruz kalmadığı, şanslı olanların ise doğduğu andan itibaren yoğun olarak hissettiği ve bu sayede büyüdüğünde, bir yetişkin olduğunda olumlu etkilerini sık sık gördüğü temel duygulardan biridir sevgi.

               En sevdiğim ve pek de alışık olunmayan sevgi tanımını Scott Peck’in “Az Seçilen Yol” kitabında okumuştum; “ Sevgi, insanın kendinin ve başkalarının ruhsal tekamülünü desteklemek amacıyla, kendi benliğini genişletme arzusudur.” Ne kadar etkileyici değil mi? Yani temeli kişisel gelişim olarak kabul eden ve bunun için bir hayat boyu çabalamak, kendi benliğini genişletecek yani daha olgun, anlayışlı, farkındalığı yüksek, yargılamayan, anlamaya çalışan bir insan olmak için uğraşmak ile sevgi aynı şey oluyor. Yani sevgi, çocuğumuzun paylaşmayı öğrenebilmesi için onu anlayabilmemiz, bizlerin de paylaşmayı hissetmemiz ve ona gösterebilmemiz, veya hep öfkeli olan bir arkadaşımıza öfkenin zararını anlatırken, onu öfkelendiren konuları anlayabilmemiz, bu konuları bizim de aşmaya çalışmamız ve onu sevdiğimiz için bunu onunla paylaşabilmemizdir.

               Peki sevgi ne değildir? Bu soru bence, sevginin ne olduğu kadar önemli. Sevgi kıyaslamak, rekabet etmek değildir. Şarta veya ön koşula bağlama değildir. Dönemsel olmaz. Sevgi her koşulda, ne olursa olsun ve her zamandır. Tabii ki sevdiklerimizle zaman zaman darılabiliriz, aramız soğuyabilir. Fakat bahsettiğim bu değil.

               Gelelim kendi benliğimizi genişletme konusuna. Yani sevebilme kapasitemizin artmasına. Sadece ailemizi, güzel bir manzarayı, lezzetli bir yemeği değil, belki de tüm hayatı, canlıları, doğayı, havayı, suyu, kim bilir belki de eskiden beri haz etmediğimiz bir iş arkadaşını sevebiliriz. Benliğimizi genişletmenin bir sınırı olmadığına inanıyorum. İstek ve üzerinde çalışmayla geliştirilebileceğini düşünüyorum. İlk etapta en yakınlarımızdan başlayabiliriz. En güvenilir, çekirdek yapıdan, yavaş yavaş açan bir çiçek gibi, yayılan bir ışık gibi koşulsuz sevgiyi önce var edip ardından yayabiliriz. Bindiğimiz taksinin şoförüyle sohbet ederken, oğlumuzla saklambaç oynarken, arkadaşının derdini yürekten dinlerken, bebek arabasını kaldırıma çıkarmaya çalışan genç anneye yardım ederken, zor bir gün geçiren garson seni anlamadığında, samimi bir gülümseme ile tekrar anlatırken sevgiyi yaymaya başlarız.

              Sen yeter ki kendi benliğini genişletmeyi arzu et, sevgi sana sormadan gelecek zaten.